Showing posts with label dining. Show all posts
Showing posts with label dining. Show all posts

Monday, April 29, 2013

Latin Amerika'nin Cig Boregi, Empanada

Empanada, yagda kizartilarak ya da firinda pisirilerek hazirlanan bir cesit Latin Amerika boregidir. Ben bu lezzet ile ilk defa New York'da tanistim ve tadina bayildim. Orta Dogu ve Hindistan'da benzerleri bulunan bu borek Latin Amerika'ya ilk defa Portekiz ve Ispanyol kesifleri ile ulasmis ve daha sonra yayginlasmis. Empanadaya Latin Amerika'nin cigboregi dememin sebebi ilk gordugumde bana cigboregi hatirlatmasi, fakat empanada boyutu cigborekten daha kucuk ve hamuru daha kalin olan bir borek cesiti.

New York'da bu lezzeti tatmak icin sik sik uyradigimiz mekan ise Empanada Mama. 52. Sokak'da bulunan bu restoran oldukca kucuk, dolayisiyla iceri girebilmek icin bir sure sirada beklemek gerekebiliyor. Iceri girdikten sonra ise biraz sikisik bir ortamda oturmayi goze almak gerekiyor, fakat empanadalar icin deger. Empanada cesitleri cok fazla, benim favorilerim ise kiymali, acili tavuklu ve ispanakli-peynirli olanlar, bunlari meyvesi bol sangria ile tukettikten sonra ise son olarak cikolatali-muzlu olanlardan bir tane tatli olarak alirsaniz buradan mutlu olarak ayrilacaginiza emin olabilirsiniz.

Friday, March 8, 2013

My Favourite Cafes To Satisfy My Sweet Tooth in Manhattan

When the weather is cold like these days, who doesn't want to enjoy delicious desserts and a cup of coffee in a warm cafe. Mr.C and I visit cafes and bakeries in Manhattan frequently and usually satisfied with the tastes, so I want to share my five most visited cafes with you.

Cafe Lalo, because its location is close to my home, I visit there often. I enjoy having breakfast or lunch here but the speciality of this cafe is its desserts. Decoration is nice with brick walls and French windows, also one scene of You've Got Mail was shoot here.

Serendipity 3, since 1954 this place is famous for its desserts. Decoration is cute with a huge clock, lots of lamps and mirrors, you're like in Alice's Wonderland. We make reservation before going there otherwise you have to wait in a long line. I won't tell much about this place because the photo speaks for itself, right?
Serendipity
Dominique Ansel Bakery, whenever I go Soho for shoping I end up at Dominique Ansel Bakery. Its white decoration, makes the bakery look crisp and clean. When I visit there I like to sit near the window to watch people walking by, also it has a garden in the back. This photo is from my last visit, Chocolate Eclair, Cannele de Bordeaux, DKA and Arlette are my fovourites.
Dominique Ansel Bakery
Francois Payard Bakery, in 2010 first FPB was opened on West Houston Street in Manhattan, then its second and third locations were opened in Battery Park City and at Columbus Circle. The menu includes delicious pastries, tarts, cookies, cakes and organic breads.

Financier Patisserie was opened in 2002 on Stone Street, it is pleasant to sit outside in the summer. Because they serve hot breakfast items, ideal for brunch also its cakes and daily made French pastries are adorable.

Manhattan'da Tatlilariyla Unlu Favori Kafelerim

Havalarin soguk oldugu bu gunlerde, kim sicak bir kafede lezzetli tatlilar ve kahvenin tadini cikartmak istmez ki? Manhattan'daki kafeleri siklikla ziyaret eden bir aile olarak, cogundan memnun kalarak ayriliyoruz. Simdi en sik ziyaret ettigimiz ve begendigimiz bes mekani paylasmak istiyorum.

Cafe Lalo, evime yakin oldugu icin siklila ziyaret ettim bir mekan. Kahvalti menusu cesitli oldugu icin kahvalti icin tercih edilebilir fakat esas ozelligi tatlilari, cesit cesit kek, tart, pasta arasinda secim yapmak zor. Fransiz balkonu ve tugla duvarlari ile dekorasyonu zevkli ayrica You've Got Mail filminin bir sahnesi de burada cekilmisti.

Serendipity 3, 1954'den beri tatlilari ile unlu bir mekan. Kocaman bir duvar saati, bir suru lamba ve ayna ile dekorasyonu, Alis Harikalar Diyari'nda oldugunuzu hissettiriyor. Sirada beklememek icin gitmeden once rezervasyon yapmanizi oneririm. Tatlilari cok buyuk ve lezzeti, sanirim asagidaki fotograf burayi anlatmak icin yeterli.  
Serendipity
Dominique Ansel Bakery, ne zaman Soho'ya gitsem gunum burada, pencere kenarindaki bir masada sonlanir.  Dominique Ansel Bakery beyaz dekorasyonuyla insanda temizlik ve ferahlik duygusu uyandiran bir kafe. Asagidaki fotografta son ziyaretimde aldigim ve favorilerim olan Chocolate Eclair, Cannele de Bordeaux, DKA ve Arlette var.
Dominique Ansel Bakery
Francois Payard Bakery, 2010 yilinda ilk subesini West Houston Sokak'ta actiktan sonra ikinci ve ucuncu subelerini Battery Park City ve Columbus Circle'da acti. Menusu organik ekmek ve sandvicler, pastalar, tartlar ve makaronlari ile cok lezzetli.

2002 yilinda Stone Sokak'ta acilan Financier Patisserie'de yazin disarida oturarak zaman gecirmek cok keyifli. Menusunde sicak kahvalti urunleri de oldugu icin brunch icin ideal, fakat buraya da ugramamin asil nedeni gunluk olarak yapilip satilan kek ve pastalari.

Tuesday, January 22, 2013

NYC Restaurant Week basladi !

2012’de yine NYC Restaurant Week vesilesiyle Mr.C ile gittigimiz Capital Grill’de yedigimiz Steak sonrasinda, bu seneki NYC Restaurant Week i dort gozle bekliyordum. Bilmeyenler icin kisaca aciklamam gerekirse, 14 Ocak – 8 Subat arasinda gerceklesecek bu organizasyonla amaclanan New York’daki kaliteli ve pahali olan restoranlarin menulerini ,uygun fiyatlar ile daha genis kitlelerin tadabilmesini saglamak.

Biz de firsat bu firsattir diyerek iki arkadasimiz ile birlikte, ilk aksam yemegi duragimiz olarak Hakkasan’i belirledik. Oncelikle mekanin dekorasyonu muhtesem,1021 metrekarelik alan, beyaz mermer kapli duvarlar, Cin motifleri ile bezenmis paravanlar ile masalarin yerlestirildigi kucuk bolumlere ayrilmis. Isiklandirma los ama basarisiz orneklerinde yasadigimiz gibi menuyu okumakta herhangi bir zorluk cekmiyoruz.  

Small Eat olarak ben Steamed dim sum platter, Mr.C Hakka fried dim sum platter aldi. Icerisinde karides, ordek, deniz taragi olan bu dumplingler muhtesemdi. Ana yemek olarak ise Stir-fry beef tenderloin in Sha Cha sauce with ginger and Chinese celery aldik. Sigir filetosu da Michelin yildizli bir restorandan beklenen lezzet ve kalitedeydi.
Dim Sum Platter
Hakkasan’a giderken otantik bir Cin restorani beklentisi icerisinde olmamak lazim, hem iceri girerken sizi karsilayan ince uzun boylu hostesler, hem mekanda calan muzikler, hem de tatli olarak gelen fistik ezmeli parfe ile daha cok hedef kitleyi goze alan bir restoran.

Iyi ve guler yuzlu servis elemanlari ile sonucta Hakkasan deneyimi cok guzeldi ,fakat kizarmis ordegin 59USD oldugu (ki bu menudeki en pahali ana yemek degil) bir restorana gore fiyat kalite dengesine bakildiginda tercih edilebilir degil bence.


* Fotograf icin Sadik Aydin Photography’e tesekkurler.